Cuma Sohbeti

 

KÖRPE BEYİNLERE YAPILAN WEİNACHT VE YILBAŞI AŞISI.....

Zamanın su gibi aktığı, hayat diliminden bir yılı daha geride bıraktık.Aynalar ağaran saçlara, kırışan yüzlere şahitken, daha da yaşlanmışken  YILBAŞI  adı altında bunca çılgınlık neden aceba ?....Diye düşünen, beyinlerin içinde bir gezi yapalım mı?..

İman duygusu,  insanların gönlünde başlayan ve yine orada  biten bir inançtır. Ne var ki, o gönülde başlayan ufak bir tahribat neticesi, iman çöküntüsü başlamış olur.

Geçtiğimiz Aralık ayı, Hristiyan aleminin inancı gereği, weinach ve yılbaşı dolayısı ile hareketli geçti... Elbette Hristiyan bir ülkede yaşıyoruz. Onların kendi takvimlerine göre, mukaddes bildikleri günleri, gönüllerince kutlamalarını ,eğlenmelerini doğal ve tabii karşılıyoruz.Burada asıl söz konusu olan, bizim neslimizdir. Hadi bizler, yani Avrupa da yaşayanlar, buranın ahenginin kıskacında kaldık diyelim...Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık misali , yavrularımızı Alman’ın anaokullarına teslim etmek zorunda kaldık. İster istemez,  kimimiz bilerek, kimimiz bilmeyerek onların bu batıl bayramlara heveslenmelerine, hediyeleşmelerine suskun kaldık. Ya öz yurdundaki, beş vakit Ezanı dinleyen, sorulduğunda İslamı kimseye vermeyen , elli, atmış yaşındaki koca çocuklara ne demeli?...

 Evet.. acı gerçekleri izlemek için gezimize devam edelim...

Batı batı diye batmakta olduğumuza inanmak istemeyenler, tv kanalının birinde ,çocuğa ve kendine yakıştırdığı Noel elbisesiyle çam ağacına asılmış veya yastığının başına konmuş hediyeleri “Noel Baba” getirdi masallarını empoze etmeye uğraşıyor. Alman çocuklarının bile inanmadığı bu gibi efsaneler, ne acıdır ki : Körpe beyinlerde büyük tahribatlara yol açıyor. O çocuk, demek ki benim rehberim, örneğim bu olmalı aşısını alarak, taklite çalıştığı kişiyi kutsallaştırıyor, dolayısıyla  dininden, imanında en vahimi benliğinden kopmuş oluyor....

Nice yavrularımız,  daha doğru dürüst kendi bayramlarını tanımıyorlar. Bir Kurban bayramı toplantısında,  çocuklar hediyeleşirken, beş yaşındaki Yeliz’in söyledikleri, her Müslümanı derinden yaralaması gerekir. Bakın bu yavrumuz aynen şöyle sormuştu: “Bu gün biz Türk’lerin Noel bayramı mı? Onun için mi hediyeleşiyoruz?...”

Manevi gıdasını alamamış ,cılız beyinlere sızan zararlı faktörler, nasılda onları etkilemiş...Bir baş ağrısında veya diş ağrısında gece- gündüz demeden sizleri doktorlara götüren aileler, ne yazık ki beyinlere enjekte edilen çağın çılgınlık hastalığı ile baş edemediler..

“Ben geldim çocuklar !..” Noel babanın tatlı bir gülümsemesi, elindeki cicili paketi nice Yeliz’leri asimile ederek , Hristiyan inancının esiri etti. Çocuklukta atılan temel, ileriki yıllara hazırlık malzemesiydi...

Gurbet ellerde ezansız büyüyen evlatlarına , kimliklerini ,kültürlerini, dini ve milli mefhumlarını unutturmamak için çaba sarf eden bizlere , birde İstanbul  -Taksim deki eğlence adı altındaki çılgınlıklara bakınca : Bazen insanın şaşırıp, Türkiye Almanya mı oldu?.. diyesi geliyor...

Kalbimizi kanatan: Müslüman kimliği taşıyan, bir çok insanımızın Noel  de çam süslemeyi, Yılbaşında hindileri katletmeyi, çılgınca eğlenmeyi normal ve hoş görmeleri....

Bir Hadis-i Şerifte, “Kim bir kavme benzerse o, onlardandır !...” buyrulmaktadır.

Yeri gelmişken ufak bir hatırlatma yapmak istiyorum.... Nerdeyse kırk yılı aşkın zamandır Almanya da yaşıyorum. Yeme, içme hariç hiç bir Alman veya çocukları,  davet edilse bile asla  Kurban Bayramını kutlamazlar, camimizede gelmezler..

Müslüman kardeşim!...

Şu ayet-i kerime bizleri düşündürmeli ve kalb gözlerimizi açmalı inşallah temennisiyle, Miladi yılın Alem-i İslama hayırlara vesile olmasını temenni eder, sıhhat ve afiyetler dilerim...

 “Onların milletlerine ( Dinlerine) uymadıkça Yahudi ve Hristiyanlar senden asla hoşnut olmazlar.” (Bakara, 120)

Her Cuma’mızın , kadrini- kıymetini bilerek, en önemlisi yavrularımızı , manevi atmosferle yetiştireceğimiz , nice hayırlı Cumalar.....Duasıyla hoşça ve dostca kalın....  

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !